Çekim yasası….

Mayıs 5th, 2013

Çekim yasasını kullanarak hayatını düzeltemezsin, önce titreşim frekansını yükseltmen gerekir.

Çekim yasasını birçok kişi duymuş hatta hayatında uygulamaya çalışmıştır. Ancak titreşim yasasını bilen insan sayısı daha azdır ve uygulanması konusunda fikir sahibi olanlarda fazla sayıda değildir.
Çekim yasası benzer enerjiler bir birini çeker derken, titreşim yasası, her şey bir müzik notası gibi titreşir ve siz kendi titreşimimize uygun şeyleri hayatınıza çekersiniz der. İkisi ilk bakışta birbirine çok benzer gibi görünse de aslında aralarında ciddi bir fark vardır.
Çekim yasasında istediğiniz bir şeyi hayatınıza çekmek için buna odaklanmak zorundasınızdır. Ne istediğinizi bilmeli, isteğinize sürekli enerji göndermeli, zihninizi odaklamalı ve pozitif zihin durumunuzu korumalısınız.
Olumlamalarla ve imgelemelerle çalışmanız ve istediğiniz şeyi çekmek için benzer enerjileri üretmeniz gereklidir.
Oysa titreşim yasasında sizin özel bir çalışma yapmanıza gerek yoktur. Amaç bir şeyi istemek ve bunu hayatınıza çekmek değildir. Amaç pozitif bir titreşime sahip olmak ve güzel şeyleri hayatınıza otomatik olarak çekmektir. Burada belli bir amaç yoktur, sadece kendinizi gelebilecek her türlü iyi ve güzel her şeye açmak vardır.
Bazı insanlar çekim yasası ile çalışmalarına rağmen bir türlü istediğim şeyleri hayatıma çekemiyorum şeklinde şikâyetler ederler. Bu durumda çekim yasası işe yaramıyor sonucuna varır ve çalışmalarını bırakırlar ya da nerede hata yaptıklarını anlayamaya çalışırlar.
Aslında bu durumun nedeni oldukça basittir.
Kişi titreşim yasasına göre, kendi titreşimine uygun olan şeyleri hayatına çekmektedir. Titreşim yasasını belirleyen şeyler en fazla bilinçaltındadırlar.
Buna şöyle bir örnek vermem doğru olacaktır. Bilinçaltında yoksunluk, parasızlık korkusu gibi duyguları olan bir insanın sahip olduğu titreşim buna uygun olacaktır.
Kişi hiçbir şey yapmasa bile maddi sorunları ve borçları hayatına çekecektir. Bu kişinin çok istediği bir evi satın almak için çekim yasası ile çalışıyor olduğunu varsayalım. Evi almak için eve odaklanıyor ve evi kendisine çekecek enerjileri üretiyor, yani çekim yasasını işletiyor.
Ancak bir taraftan da titreşim yasası aynı anda işliyor. Evi bilinçli olarak hayatına çekmeye çalışırken bir taraftan da bilinçsiz olarak borçları hayatına çekiyor. Bu durumda en iyi ihtimalle bu enerjiler bir birini nötrleyecektir. Ancak kişi bir süre sonra istediğim olmuyor diyerek çalışmayı bırakacak ve titreşim yasasına uygun bir şekilde yaşamaya devam edecektir.
Bir ihtimalde çekim yasası ile çalışırken istikrarlı ve azimli bir şekilde devam etmesi ve çalışmayı bırakmamasıdır. Bu durumda istediği evi gerçekten hayatına çekebilir ama titreşim yasası işlemeye devam edeceği için yine borçlar hayatında olacaktır, yani istediği refaha ulaşması kolay olmayacaktır.
Titreşim yasasının işleyişinde, auranızın yani enerji alanınızın ne kadar pozitif olduğu, doğal düşünce şeklinizin ne kadar olumlu olduğu ve bilinçaltınızda neler olduğu çok önemlidir. Titreşim yasasını tam olarak anlayamazsak ve buna uygun değişiklikleri yapamazsak bu durumda, otomatik olarak hayatımıza bir şeyleri çeker dururuz ve çoğu zaman da bunlardan şikâyet ederiz.
Ancak titreşim yasasını tam olarak anladığımız ve buna uygun davrandığımız zaman, otomatik olarak iyi ve güzel şeyleri hayatımıza çekeriz…

–Alıntı–

Yoruma kapalı.