EPİFİZ BEZİ

Kasım 15th, 2010
FARKINDA OLMADIĞIMIZ VUCUT HALİMİZ.
Epifiz bezimiz en önemli organımızdır. Hiç bir şey göründüğü gibi değildir lafı, bu açıklamaya bire bir uyuyor. Zira beynimizin göz hizasında, arka kısmında yer alan mercimek büyüklüğündeki minicik organımız vücudumuzun ve ruhumuzun en önemli organı, boyutsal bağlantı köprümüzdür.

(Pineal Gland..Pine: cam kozası ) Epifiz bezi kozalak seklindedir ve bu şeklin bütün insanlık tarihi boyunca simge olarak kullanılmıştır. Kozalak şeklindeki epifiz bezi, Babil kalıntılarında, Vatikan’daki çoğu eserde Budizim Hint ve Yunan tanrılarını gösteren eserlerde, adeta ben buradayım, sizden saklanan, size öğretilmeyen, işin sırrı bende, beni farkedin diye bağırmaktadır.

Epifiz bezinin salgıladığı dimetiltriptamin (DMT) e ise ruhun molekülüdür. DMT şamanlar tarafından rüya boyutundan haber ve bilgi alma amaçlı ağırlıkça kullanılmaktaydı. Şamanlar phalaris arundinacea (yem kamışı “kamışsı kuş yemi”), psychotria viridis, phalaris spp. (kuş otu), acacia spp. (akasya), arundo donax (kargı kamışı) ve desmanthus illinoiensis bitkilerini kullanarak DMT hormonu elde ederler.
Biyoloji derslerimizde sadece fiziksel yönü öğretilen epifiz bezi, rüya alemi de dahil diğer boyutlara bilinçsel geçiş kapımızdır.
Retinasi ve mercek özelliğinden dolayı üçüncü göz denilen organımız budur. Gerek rüyalarımızda gerekse meditasyonlarımızda diğer boyutlara buradan göz atıyoruz.

Çoğu dinlerde ibadet yerlerinin yükseklerde yapılmasının nedeni epifiz salgılarının deniz seviyesinde düşmesi, yükseklerde ise artmasından kaynaklanmaktadır.
“Alıntıdır”

Yoruma kapalı.